Andaman Denizi’nden Canlı Yayın

Sevgili Kaptanlarım,

8. Enlemden hepinize selamlar, saygılar! Anlatacak şey çok, ama bu mail’de sadece “bu an” olacak, gerisi sonra…

Yao Yai Adası’nın bir kumsalına demirimizi atmış, hafifçe esen rüzgarın altında adını sanını bilmediğimiz meyveler yiyerek tropik bir adada neler yapılabilirse onları yapıyoruz.

Ekibimiz, uzun süren bir yolculuk neticesinde Phuket’e varabildiği için, ilk günümüzde kısa bir rota seçtik. Saat 11 gibi Ao Po Marina’dan vira bismillah diyerek katamaranımızla Andaman Denizine açıldık. 13-15 knot esen kuzeydoğu rüzgarıyla 9 mil mesafedeki Ko Yao Yai’ye 5 m.de demirimizi attık. Hiç dinmeyen hafif bir rüzgar, denizi karaya bağlayan bembeyaz bir kumsal ve hemen ardından yükselen yeşilin her tonundaki çeşit çeşit tropik ağaç; muz, pomelo (biz yeni tanıştık ama memlekette çok varmış), hindistan cevizi, palmiye ve daha niceleri… Sıcaklık gece-gündüz 28-30.

Demirimizi atıp, tarayıp taramadığını gözlemledikten sonra dingimizi suya indirip 2 grup halinde koya çıkartmamızı yaptık. Gel-gitlerden dolayı dikkatli olup dingi için de demir atmak ve hatta iyice karaya çekmek gerekiyor. Yoksa bir bakmışsınız sular yükselince botunuz almış başını gitmiş! Filmlerde gördüğümüz o beyaz kumlara ilk ayak basışımız işte böyle oldu. Koca kumsalda bizden başka 5-6 kişi daha ya vardı, ya yoktu. Koyun kuzey yakasında 5 bungalov ve bir restorandan oluşan “Yao Yai Resort”u gördük, bir şeyler içmek için coşkulu İtalyan aileleri gibi bağıra çağıra restorana daldık. “Mai Tai mı içsek, Hindistan cevizi mi istesek” diye aramızda konuşurken dünyanın çoğu bölgesinde duyabileceğiniz ama burada mümkün değil tahmin edemeyeceğiniz soruya pek bir hazırlıksız yakalandık: “Türk müsünüz?”. Nasıl yani? Tayland’ın ufacık bir adasındaki tek Türk’ün mekanına mı geldik? Ve üstelik adaya ayağını basan ilk Türk denizciler de mi biziz? Eh dünya küçük diye boşa dememişler.

Malatya Darendeli Hamza bundan 8 yıl evvel Tayland’a gelip Ko Yao Yai’de toprak alıp bu “resort”u kurmuş (Ko, Tai dilinde ada demek). Biz de sanki aylardır gurbet ellerdeymişiz gibi adama bir sarılıp öpmediğimiz kaldı. “Hamza Bey var mı bir isteğiniz, sucuk getirelim*, beyaz peynir verelim, kayısı… derken Hamza Bey’in zaten her şeyi Pukhet’ten bulduğunu hatta kayısının bile Malatya’dan olduğunu dile getirdi. Hafiften bozulduk tabi! Ama olsun biz yine de Hamza Beyle fotoğraflar çektirdik, bambudan yaptığı duşta serinledik.

Evet sevgili Kaptanlarım, ilk yurtdışı, ilk katamaran seyri. Çok şükür keyfimiz yerinde. Okyanus ilginç bir tecrübe; aniden bastıran yağmurun önüne kattığı 7-8 bofor hava, bağlanacak hiçbir iskelenin olmaması, marinalarda misafir teknelere yer bulunmaması vs. vs..

Yarınki rotamız meşhur Phi Phi Islands, The Beach – Kumsal filminin çekildiği Maya Plajının bulunduğu ada. Yaklaşık 25 mil geniş apaz (rüzgarı 120 derecen almak) seyri yapacağız. Niyetimiz Hamza Bey’in mekanda bizim usül sucuklu yumurta yaptırıp saat 10 civarı demir almak.

Yao Yai Adası, Phuket, Tayland’dan sevgilerimizle…

 

*evet itiraf ediyorum Sultan Et, Pukhet seyrimize sponsor olup salam, sucuk ve kavurma verdi, tekrar teşekkürlerimizi sunuyoruz.

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir