Krabi, Thailand’dan Sevgiler

Sevgili Kaptanlarım, Değerli Deniz Severler,

Sesimiz soluğumuz çıkamıyor ama takdir edersiniz ki mazeret çok: bembeyaz kumsallar, masmavi denizler, o denizlerden fışkırmış dev kayalık adacıkları, lagün içinde lagünler, 200-300 metre çekilen sahiller, maymunlar, dev kertenkeleler, bırakın adamı tekneyi bile sürükleyen akıntılar, kocaman denizanaları, r’leri/ç’leri/ş’leri söyleyemeyen Thai’li balıkçılar, rengarenk melek/kirpi/papağan/palyaço balıkları…

Kısmetse dönüşte bölge bölge, ada ada çok daha detaylı bilgiler paylaşacağım ki bir gün bizim gibi tekne kiralayıp giderseniz yardımı olsun.

Her ne kadar teknemizde Thai bayrağı asılı olsa da büyükçe bir Türk bayrağı ile kulübümüz Ankara Deniz’in (ANDEK) flamasını iskelede büyük bir coşkuyla dalgalandırıyoruz. Maalesef, ne çıkış yaptığımız marinaya, ne de uğradığımız adalara bizim ve sayıları iki elin 10 parmağını geçmeyen dünya gezginlerimiz dışında gelen pek Türk denizcileri olmamış. Ancak inanıyoruz ki çok yakında bu durum değişecek ve sizler de, bizler gibi Türk kıyılarından dünya okyanuslarına yelken açacaksınız.

Sevgili denizciler/deniz severler, ilk haftamızı 8. enlemin güneyinde geçirmişken, bu hafta kuzeye çıkıp, güneye doğru dümen tutuyoruz. Geçtiğimiz hafta dalgasız bir deniz, 13-15 knot esen nefis rüzgarlarla neredeyse her adaya yelken basmışken, ne yazık ki bu hafta sıcak ve rüzgarsız günler yaşıyoruz. Tabi kimsenin şikayet ettiği yok, neticede hepimiz Ankara’nın soğuğunu karını kışını geride bırakmış, bol bol denize girme ve güneşlenme fırsatı yakalamış bulunmaktayız. Geceleri aynı derece olsa da güneşin etkisi olmadığından limonatadan hallice geçiyor. Katamaranın öndeki filesi için her akşam yazı-tura atılıyor! Gerçi kamaralarda yatanlardan da şimdiye kadar şikayet eden olmadı, rahat rahat, serin serin uyuyabiliyoruz. Ve evet, katamaran çok keyifliymiş!

Bugüne kadar Phanak, Yai, Kudu Yai, Hong, Yao Yai, Khai Nai, Phiphi Don, Pharya Nak, Dam Hok, Dam Kwan, adalarını ve Krabi sahil şeridinin bir bölümünü gezme şansına sahip olduk. Tüm bölgeyi gezmek ise aylar sürer diye tahmin ediyoruz.

Sabah kahvaltılarını ve öğle yemeklerini teknede, akşam yemeklerini ise dışarıda yiyoruz. Bölgede su bulmak çok çok zor. Tek imkan Phiphi Don’dan bidonla su taşımak. Artık onu da tek bidonla kaç sefer yapabilirsiniz? Dolayısıyla mümkün olduğu kadar duş almıyor, salamura misal denize girip çıkıyor, kağıt tabak ve bardakla idare etmeye çalışıyoruz. Gerçi bizim ekipler hiç zorlanmıyor, zaten Türkiye’den alışkınlar!!!

Restoranlarda Thai yemekleri 1 birimse, kendi deyimleriyle “batı yemekleri” en az 2 birim tutuyor. Deniz mahsulleri, noodle ve pirinç  ana yemekleri. Sabah kahvaltıda bile bunlarla besleniyorlar. Bizim de içimiz dışımız karides, yengeç ve istakoz gibi kabuklularla doldu. Genelde bu yemeklere kişi başı 250-300 Bt yani 10-15 TL ödüyoruz. En lüks ve en turistik restoranlarda ise bu rakam içkisiyle, tatlısıyla 70 TL’yi pek geçmeyecektir. Aldığımız bilgiye göre bu rakamlar ülkenin kuzeyine çıktıkça ¼’lere kadar düşebiliyormuş. Gerçekten de çok fakir bir ülke.

İlk grubumuzu Cumartesi günü yolcu ettikten sonra, ikinci grubumuzu karşıladık. Salimen evlerine döndüklerini ümit ediyor, kendilerini çok seviyor ve bu keyifli seyir için çok teşekkür ediyoruz.

Sizlere de sağlıklı, huzurlu, mutlu bir hafta diliyoruz.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir