Pendik Boat Show’un Ardından

Sevgili Kaptanlarım,

Gittik, gezdik, gördük, geldik. En keyiflisi de dün (Cumartesi) çok sayıda Kaptanımızla karşılaştık. Kimi pazarlık yapıyor, kimi fikir ediniyor, kimi denizcilikten uzak kalmamaya çalışıyordu. Alanlar da oldu, sipariş verenler de. Hepsine hayırlı olsun diyoruz, pruvaları hep neta, rüzgarları hep kolaylarına olur inşallah!

Perşembe günü şöyle bir fikir edinip bazı tekneleri gezdikten sonra, Cuma gününü malzemecilere ayırdık. Teknemizi daha kullanışlı, daha güvenli ve daha şık bir hale nasıl getirebiliriz diye sürekli kafa yorduğumuzdan fuarlar alışveriş ve malzeme tanıma açısından çok verimli geçiyor. Ah bir de bu kadar pahalı olmasa neler yapacağız!

Aydınlatmayı “led”e çevirmek istiyoruz ama bazı sıkıntılar yaşıyoruz. Benhür gibi uzun boylular kafalarını sürekli lambaların çerçevesine çarptığından komple sistemi değiştirmek istiyoruz. Ona uygun bir şey henüz bulamadık, zaten led de oldukça pahalı. Artık bulacağız bir çare. Tuvaletlere, Türklerin olmazsa olmazı, tahret musluğu aldı! Soğuk kış günleri için webasto (markası) ısıtıcı taktırmak lazım. Temizlik, bakım ürünleri, halatlar vs. vs. Bazılarından numune gibi ufak boy ürünler aldık, artık hangisi verimli olursa onu kullanacağız. Ama en önemlisi teknedeki tüm can yeleklerini otomatik şişmelilerle değiştiriyoruz. Kıydık paraya, aldık 8 tane! Her zaman deriz “önce can güvenliği”. Ümit ediyorum ki artık kimse “ay çok sıcak, ay çok küçük, ay çok büyük, şimdi kim giyecek o kalın şeyleri” şeklinde sızlanmayacak! Can yeleksiz seyir olmaz! Faydalı bir alışverişimiz daha oldu: Çıpa çevirici! Nedir bu alet? Hani demiri çektiğimizde bazen tersten gelir, deve kuşu gibi amuda kalkıp çevirmek gerekir ya, işte artık bu iş için bir aletimiz var! Çok mutluyum, çünkü ihale genelde bana kalıyordu J Tabi giyim kuşam açısından da iyi indirimler yapılmıştı. Gerçi %50 sadece geçen sezon ürünlerine uygulanmıştı ama asıl olan ürünün yılı değil, işlevselliği. “Acaba” diyoruz, “Ankara’ya iyi bir markanın bayiliğini alıp, bir dükkan mı açsak?” Ne dersiniz? Elimizde patlar mı, yoksa denizcilere faydamız olur mu?

Neyse kısaca tekne alışverişimiz bu yönde oldu. Bunların dışında tekne gezmeye devam ettik. Dufour, Hanse, Jeanneau, Azuree, Christ Craft zaman ayırdığımız diğer modeller oldu. Dufour yeniden temsilci değiştirmiş. Bakalım ne kadar verim alabilecek? Hanse 545, 445 ve 375 modelleriyle katılmıştı. Göcek’te daha önce birkaç kez gezme fırsatımız olduğundan şöyle bir baktık ve geçtik. Yüksek bordalı, bol basamaklı bir marka!

Jeanneau her zamanki gibi birçok sahipli tekne sergilemekteydi. 53 ve 57 komodor tekneleri gibi gözükse de asıl sükseyi 2011 model 409 ile yapmış. Son yıllarda Jeanneau Türkiye, satış rakamları açısından en iyi ülke olmasına rağmen bizim gözümüzden oldukça düşmüştü. Bunun en büyük sebebi de daha fazla tekne üretebilmek için işçilik ve malzemeden ödün vermeleriydi. Görüntüde çok yakışıklı, güzel tekneler olmalarına rağmen kullanım açısından da birçok sıkıntıları vardı. Bir daha altını çiziyorum kişisel yorumumuzdur! Ancak 40.9 ft. boyundaki yeni teknesi 409 ile gözümüze girmeyi başardı. İşçilik ve malzeme hala kötü olmasına rağmen çok iyi dizayn edilmiş bir tekne. En güzeli de basamaklarından kurtulmuş, dümdüz bir tekne olmuş. Tüm ışıklandırma led, mekan ferah. Baz fiyatı 140.000 Avro. Gösterimdeki tekne ise sıfır ve satış fiyatı 160.000 Avro. Ekstra olarak gözümüze çarpan bir tek güneş paneliydi. Ümidimiz bu kadar güzel teknelerin son noktalarını da iyi yapmaları. Ya da çağırsınlar Ostim ustalarını görsünler işçilik nasıl olurmuş J

Türkiye’nin gurur kaynağı Azuree 33 ise Azimut’ların yanında pırıl pırıl parlıyordu. Haberi gözden kaçırmış olanlara tekrar edeyim: Azuree 33, dünya tanıtımının yapıldığı Genova Boat Show’da “Barca dell’Anno-Yılın Teknesi” ödülüne layık görüldü. Gezi-yarış sınıfında bir tekne olan Azuree 33’ün kıç ıstralyası yok! Yükü çarmıhlar taşıyor. İşçilik hataları gözümüzden kaçmadı değil ama öğrendik ki bu fuar için yetiştirilmeye çalışılmış 33’ün ikinci teknesiymiş. Zaman darlığından nazar boncuğu diyoruz J

Son olarak biraz da sevimli oyuncak Christ Craft’tan bahsedelim… En küçük boyu 20 ft. kabinsiz Lancer’ın Türkiye teslim fiyatı 60.000 Dolar. 45 knot’lara çıkabilen sürati ile keyifle su kayağı yapabilirsiniz. İlgilenenlere İstanbul’da deneme sürüşleri yaptırılıyormuş.

Sonuç olarak işte bizim favoriler: Türkiye’nin gururu Azuree, Ankara’nın gözbebeği Musty 72, işçilik ve malzemede Beneteau, dizaynda  Jeanneau 409…

CNR Boat Show’da görüşmek dileğiyle…

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir